ana sahipe
1
2
3
4
5

Haftalık Siyasi İlmi Gazete - Doğu Türkistan Haber Merkezi Yayını

1. Çin Hükümeti Uygurları Terörizmin Kurbanı Yapmaya Çalıştı:

"11 Eylül Olayı"ndan sonra dünya konjonktüründe beklenmedik değişikler vuku bulmaya başladı. Dünyanın güçlü devletlerinden sayılan Rusya ve Çin, aynı şekilde Afganistan'a komşu olan Pakistan ve orta Asya devletleri bu olaydan kendi amaçları için yararlanma yarışına girdiler.
Çin hükümeti " 11 Eylül Olayı"nın vuku bulduğu ilk günlerde dışardan Amerika tarafında yer almış gibi görünmüşse de, gerçekte sevinmiştir. Fakat Çin'in sevinci pek uzun sürmedi. Taliban'a karşı Askeri operasyonun başlaması, Pakistan ve orta Asya bölgesine Amerikan askerlerinin yerleştirilmesi, aynı zamanda Rusya-Amerika ilişkisinin alışılmadık bir hızla yakınlaşmaya başlaması...Çin'i değersiz ve zorda bıraktı. Çin'in uzun zamandan beri kafa yorarak uydurmuş olduğu sözde " Şan Hay Ittifakı Teşkilatı" ve daha kısa zaman önce imza atılan " Çin-Rusya Ittifakı Teşkilatı" bir gecede önemini kaybetti. Çin'in orta Asya'yı etkisi altına alma ve Rusya ile birleşerek Amerika'ya karşı durma... gibi siyasi kara niyeti iflas etti.
Bu gibi durumlara Çin hükümeti dış siyaset ve diplomatik açıdan çektiği zararın yerini başka bir yolla doldurma amacıyla kılıcın ucunu Uygurlara çevirdi. Yani, kendilerinin Doğu Türkistan'da Uygurlara uygulaya geldikleri ezme hareketlerini aklamak ve onu daha da güçlendirme amacıyla Uygurları " Terörist" suçlamasıyla karalamaya çalıştı.Örneğin: " 11 Eylül Olayı" meydana geldikten bir hafta sonra Çin Dış Işleri Bakanlığı Sözcüsü Zhu Bang Zau ilk defa " Amerika bizim Şinjiang'daki müsluman bölücülere uyguladığımız bastırma hareketlerimizi anlamalı ve kabul etmelidir" diyerek Uygurlar meselesinde Amerika ile pazarlık yapmaya çalışmıştı. O günden bugüne kadar geçen iki ay içinde Çin Dış işleri Bakanı Tang Jua Shuan,ın sözcüsü Zhu Bang Zau ve Sunyişilar çeşitli toplantılarda özellikle Uygurlar problemi konusunda konuştu. Onlar ilk açıklamasında Uygurların adını açık söylemeden "müsluman bölücüler" cümlesini kullanmıştı.
Daha sonra ise açık olarak " Uygur Bölücüler", "Uygur Teröristler" kavramlarını kullanmaya başladı. Özellikle Çin Dış Işleri Bakanı Tang Jua Shuan 11 Kasım New York'ta açılan Birleşmiş Milletler Teşkilatının 52. Büyük Toplantısında konuşurken Uygurlar ve Doğu Türkistan problemi üzerinde durarak açık olarak " Uygurlar Teröristtir.Afganistan'da eğitim görmüştür. Bizim Uygur Bölücüleri bastırmamız Uluslararası Terörizme karşı Savaşın bir
kısmıdır..." diye konuştu.
Yine 14 Kasım günü Çin Dış Işleri Bakanlığı sözcüsü Sun Yishi Pekinde düzenlediği bir basın toplantısında " Doğu Türkistan'ın içinde ve dışında bulunan bir kısım teşkilatların adlarını ve hareket programlarını dile getirerek, onların geçen 10 sene içınde işlemiş olduğu sözde "Terör Faaliyetlerini" gösterdi.
Yine 16 Kasım günü Pekinde Çince neşredilen meşhur haftalık " Haberler" dergisinde "Şinjiang: Doğu Türkistan Teröristlerinin Yeniden Ortaya Çıkışı" başlığında özel hazırlanan makale yayımlandı. Bu makalede "Doğu Türkistan kavramının tarihi esası yoktur. Uygurlar Türklerle değil, bilakis biz Çinlilerle soydaştır. Şinjiang ezelden beri Çin'in ayrılmaz bir parçasıdır. Bölücü Doğu Türkistan Teşkilatlarının hepsi terörist teşkilatlardır...." gibi komik ve anlamsız safsatalerı ileri sürmüştür.


©KIVILCIM- Her Hakkı Saklıdır..20/12/2001 18:46