ana sahipe
1
2
3
4
5

Haftalık Siyasi İlmi Gazete - Doğu Türkistan Haber Merkezi Yayını

3. Uygurlar Gerçekten Terörist mi?

Çin hükümeti 11 Eylül Olayından sonra Uygurları "Terörist", Uygur Teşkilatlarını ise "Terörist Teşkilatlar" olarak karalamaktadır. Biz Çinin bu tür ithamlarına hemen itiraz etmeden önce şuan dünyada en çok dile getirilen Terör, Terörist ve Terörist Teşkilatların ne olduğunu tanıyalım: Terör belli şahıs ya da grubun kendi amacına ulaşmak için kullandığı zorbalık gibi uygun olmayan davranışlara başvurmasıdır. Terörist Teşkilat ise Teröristlerden oluşan gruptur. Teröristlerin maksadı çoğunlukla olumsuz ve son derece tarafgir amaçlar üzerine oturtulmuş olup, bunlar emniyetli demokratik topluma, normal yasal düzenlemelere ve kişilik haklarına düşmanlık gözüyle bakarlar. Bu nedenle başkan Bush'un dediği Teröristlerin Dini, milliyeti ve vatanı olmaz.
11 Eylül Olayından sonra, Amerika hükümeti dünya emniyetini eden 27 terörist teşkilatı ortaya çıkardı. Uygurların bu terörist gruplarla, özellikle de 11 Eylül faciasıyla direkt olarak bağlantısı olduğu iddia edilen Usame Bin Laden ve Onun Başkanlığını yaptığı El-Kaide teşkilatı ile, aynı zamanda Taliban'ın himayesinde bulunan diğer teşkilatlarla hiçbir benzerliği ve yahut da bir bağlantısı yoktur.
Bugünkü günde Uygurlar Çin istilası altında yaşamaktadır. Uygurlar Çinin iddia ettiği gibi Çinlilerle soydaş bir halk değildir. Bilakis Uygurlar dili, kültürü, milli örf-adeti, dini inancı, hatta dış kıyafetlerine kadar Çinlilerden tamamen farklı olan Türk soyundan gelen müsluman bir halktır. Uygurların ana vatanı olan Doğu Türkistan hiçbir zaman Çin devletinin bir parçası değildir. Bunun aksine tarihten buyana müstakil yaşaya gelen, yakın zaman önce Çinliler tarafından gasp edilen istila altında kalan bir yurttur.
Uygurlar hiçbir zaman Çinin istilacı hakimiyetini kabul etmemiş ve ona baş eğmemiştir. Uygurlar Çin istilası altında kalan yaklaşık 100 yıldan buyana kendi milli istiklalini elde etmek için Çin istila güçlerine karşı devamlı surette savaşmaktadır. Uygurlar sadece 20 asrın ilk yarısında sayısız şehitler vererek iki müstakil Doğu Türkistan Cumhuriyeti Kurmaya muvaffak olmuştur. Fakat ne yazık ki 1944. Yılında Gulja'da kurulan Doğu Türkistan Cumhuriyeti Stalin ile Mao arasındaki siyasi pazarlığın kurbanı oldu ve 1949. Yılı komünist Çin Doğu Türkistan'ı istila etti.
Uygur halkı 50 yıldan beri Çin istila güçlerine karşı yaptığı mücadelesini bir gün bile durdurmamış ve müstakil olma ümidini asla kaybetmemiş ve vazgeçmemiştir. Bugün Doğu Türkistan'ın içinde ve dışında yürütülmekte olan mücadele de geçmişte yürütülen mücadelenin devamıdır!
Şuanda Doğu Türkistan'daki Çin hapishanelerinde 100 binden fazla Genç Uygur işkence çekmektedir. Bunlar "Milli Bölücü", " Illegal Dini Unsur" ve "Terörist" gibi ithamlarla idam edilmekte, işkence çekmekte ve çeşitli şekildeki cezalara çarpıtılmaktadır. Eğer zulümden kurtulmak, kurtulmaya çalışan ve kişilik haklarını ele almak için mücadele edenler Çinliler tarafından söylendiği gibi "terörist" sayılacaksa, bu durumda bugün yeryüzünde yaşayan 30 milyondan fazla Uygurun tamamına "terörist" demek gerekir. Çünkü çaresiz Uygurlar Çin istilasından kurtularak hür-müstakil yaşamayı ve bu uğurda mücadele etmeyi arzu etmektedir.
Çin Hükümeti sadece Uygurları "Terörist" diye karalamakla yetinmedi. Bilakis ister Doğu Türkistan'ın içinde olsun, isterse dışarıda faaliyet gösterenleri olsun tüm Uygur teşkilatlarını da "terörist" ithamıyla karaladı. 14 Kasım günü Pekin'de yapılan basın toplantısında Çin Dış Işleri Bakanlığı Basın Sözcüsü Zhu Bang Zau bir kısım Doğu Türkistan Teşkilatlarının adını dile getirerek, onları "terörist teşkilatlar" diye nitelendirdi. Özellikle de Doğu Türkistan Enformasyon Merkezi ve bu merkezin haber sözcüsü Dilshat Reşit konusunda özel konuşma yaptı.
Merkez binası Münih'te bulunan Doğu Türkistan Enformasyon Merkezi, dünya kamuoyuna Doğu Türkistan'daki vaziyet ve Uygurlar hakkında haber ve bilgi iletmekle uğraşan, her zaman barışçı, ve demokrasi prensiplerine uygun hareket eden bir Uygur habercilik kuruluşu olup, bu merkez kurulduğu 5 yıldan buyana Uluslar arası Insan Hakları Kuruluşları ve dünyadaki çeşitli haber ajanslarını Doğu Türkistan'daki insan hakları ihlallerinin ne derece ihlal edildiği ve Uygurlar hakkında güvenilir birinci el haber kaynaklarıyla temin ederek, kendi sahasında uluslar arasında belli bir etkiye sahip olan Uygur teşkilatı haline gelmişti. Dilshat Reşit ise haber merkezimizin Isviçre'de yaşayan bir haber sözcüsü idi. Çin hükümetinin bu gibi bir haber ajansını "Terörist" diye karalaması, onların Uygurları dünya'ya karşı terörist olarak göstermeye çalışma kampanyasında ne kadar bencil davrandığı, hatta beyin zafiyeti geçirdiğini gösterir.


©KIVILCIM- Her Hakkı Saklıdır..20/12/2001 18:46